Alternatif Hayvan Yetiştiriciliği: Kara Salyangozu Yetiştiriciliği
Yapılış Tarihi | 28 August 2024, Wednesday
PROJE ADI:
Ekonomik Değeri Olan Helix lucorum ve Cornu aspersum Türü Kara Salyangozlarının Açık ve Kapalı Sistemlerde Üretimi ve Burdur ili Hayvan Yetiştiriciliği İçin Alternatif Canlı Olarak Değerlendirilmesi
PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ:
Doç. Dr. Mustafa Emre GÜRLEK
PROJENİN KONUSU:
Diğer et türleriyle karşılaştırıldığında balık etine yakın besin değeri parametrelerine sahip ancak oldukça düşük kolesterollü ve omega-yağ asitlerince zengin olan salyangoz eti tarihin ilk zamanlarından beri tüketilmekte, günümüzde ise özellikle Avrupa’da lüks restoranların tercih ettiği bir besin olarak değerlendirilmektedir. Dünyada kara salyangozu ticareti değişen tercihler dolayısıyla gittikçe büyüyen bir pazar niteliğindedir. Coğrafi şartların uygunluğu nedeniyle ülkemizin üst sıralarda yer aldığı önemli bir ihraç kalemi olmasına rağmen, üretimin tamamı doğadan toplama yoluyla gerçekleştiğinden iklim değişikliği ve habitat tahribiyle birlikte doğal bir sonuç olarak son yıllarda ihraç edilen miktarlardaki gerileme dikkati çekmektedir.
Tüketim amaçlı üretilen salyangoz
• Yüksek miktarda omega–3 yağ asidi içerir.
• Kalsiyum, magnezyum, çinko, bakır, manganez, kobalt ve iyot gibi zengin mineraller içerir.
• Yüksek yaşam kalitesi sağlar.
Yerli tüketimin çok sınırlı olduğu salyangozlar özellikle ülkemiz için önemli bir ihraç ürünüdür ve özellikle Kuzey Anadolu yöresi ve Ege’de toplayıcılığı yaygındır. Kabuklu veya ayıklanarak ihraç edilen salyangozlar yurtdışında işlenilerek konserve tarzı tüketilmektedir. Avrupa’da en çok Helix pomatia, daha sonra ise Cornu aspersum türü tercih edilmektedir. İhracat içinde en önemli payı çalışma sahasında geniş yayılışı bulunan ve Türk salyangozu adıyla bilinen Helix lucorum, daha sonra diğer Helix türleri ve özelliklede Cornu aspersum teşkil etmektedir.
Artan talebin karşılanabilmesi, ayrıca Avrupalı salyangoz tüketicisinin istediği kalite ve sürekliliğin üretimde sağlanabilmesi için gereksinim haline gelen yetiştiricilik başta Fransa ve İtalya olmak üzere farklı ülkelerde önemli bir sektör haline gelmiştir. Salyangoz yetiştiriciliği çevreye zararı olmayan, doğal stokların korunmasında katkısı olan, yatırım ve işletim maliyeti düşük, kırsal kesimde istihdam yaratabilecek alternatif bir sektör konumundadır. Ancak, Türkiye’de henüz salyangoz yetiştiriciliği konusunda küçük girişimler bulunmakta ve konu hakkında herhangi bir bilimsel çalışma ise bulunmamaktadır.
İnsan tüketiminde kullanılan ve 50 tür ile ülkemizde oldukça zengin tür çeşitliliği gösteren Helicidae familyasından yurt dışına en çok ihracatı yapılan Helix lucorum, Cornu aspersum türleri ülkemizde geniş doğal yayılış göstermektedir. Yüksek ekolojik uygunluk ve ticari değerleri olan bu türlerin kültüre alınması konusunda önemli bir potansiyel vardır.
Bu proje kapsamında söz konusu iki türün açık ve kapalı koşullarda adaptasyonu ve yetiştirilmesinin araştırılması amaçlanmaktadır. Bunun için deneme ortamı olarak oluşturulacak kapalı (kontrollü) ve açık (yarı kontrollü) sistemlerde yetiştiriciliğe adaptasyon çalışmaları yapılacaktır. Üretimin başarısıyla birlikte çıktılar çiftçilerle paylaşılacak ayrıca yavru temini ve satış desteği sağlanacaktır.
PROJENİN AMACI:
Üretimi yapılması düşünülen salyangoz türleri (Helix lucorum, Cornu aspersum)Türkiye’de ekonomik önem taşıyan türler içerisinde en yaygın rastlanılanıdır. Ancak çok daha nadir olan türler de bu türlerle beraber toplanılarak genellikle yurtdışına pazarlanmaktadır. Satışa sunulan salyangozların temini tamamen elle toplama şeklinde olmakta ve pratikte herhangi bir sınırlama güdülmemektedir.
Doğal stokların azalmasının sonucu olarak son on yıldaki resmi rakamlardan da görüleceği üzere yıllık ihracat gelirleri azalmaktadır. Bu durum Avrupa’da da gözlendiğinden doğadan toplamaya önemli ölçüde kısıtlama ve yasaklamalar getirilmiş ve geleneksel olarak yapılan kültürel üretimin sistematik hale getirilmesi için teknik ve yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bu nedenle Türkiye’de ekonomik değeri olan ve yenebilen salyangoz türlerinin çeşitli kültür tekniklerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu konuda söz konusu türlerin çevresel istekleri ve klimatolojik koşullarına uygun yetiştiricilik yöntemlerinin geliştirilmesi ve üretim protokolünün oluşturulması hedeflenmiştir. Ayrıca türün üretimi yapıldıktan sonra Burdur ili ve ilçelerinde çeşitli seminer ve kurslarla üretim teknikleri anlatılacak, yavru temini sağlanacak (üniversitemizde üretilerek) ve ürünün satışı için aracılık edilecektir.
Projede Türkiye’nin genelinde yaygın olan Helix lucorum türü ile daha çok Ege ve Akdeniz bölgelerinde yayılış gösteren Cornu aspersum türünün ekonomik yeterlilikte ve yoğunlukta üretimi hedeflenmiştir. Projede yetiştiriciliği yapılacak olan ilgili türlerin anaç bireyleri doğadan toplanacak ve kültür ortamına adaptasyonları sağlanacaktır. Daha sonra bu türlerin yumurtlama ve kışlama dönemlerini takiben pazarlama boyutuna kadar tutularak gelişimleri incelenecektir.
Proje çalışması sonucunda aşağıdaki noktalara ulaşılması amaçlanmıştır:
• Yetiştiricilik açısından uygun beslenme oranı ve stoklama yoğunluğunun belirlenmesi,
• Türlerin adaptasyon başarısının belirlenmesi,
• Diğer bazı ekonomik önemi olduğu düşünülen türlerin kültür ortamına alınması için gerekli olan alt yapının ve koşulların belirlenmesi
• Burdur ili ve ilçelerinde çiftçi ile etkileşimli alternatif hayvancılık sağlanarak istihdam ve üretimin arttırılabilmesi Böylece Cornu aspersum ve Helix lucorum türleri için uygulanabilecek bir “üretim protokolü”nün geliştirilmesi amaçlanmış olacaktır.
PROJENİN BÖLGESEL KATKISI:
Önerilen çalışma Akdeniz iklimi geçiş kuşağında olan ve diğer yetişme şartları açısından uygun özelliklere sahip olan Burdur ilinde helisikültür (salyangoz yetiştiriciliği) çalışmalarının gerçekleştirilmesi için ekonomik önemi olan salyangoz türleriyle alternatif üretim ve istihdam sağlanması amaçlamaktadır. Çalışmanın kapsamı öncelikle üretim düzeyinde olup, sonuçları itibariyle etki değeri üreticiye yansıyacak ve gerçek hayata geçirilebilecek boyutta düşünülmektedir. Özellikle gerçek etkinin önce ilimiz sonra da ülke ekonomisine katkı sağlaması asıl hedefimizdir. Bu çalışma kapsamında önce bölgemizdeki mevcut olan kara salyangozu türlerinin yayılış alanları ve tercih ettikleri bölgelerin ekolojik özellikleri tespit edilecektir. Bu bölgede kültüre alınması düşünülen Helix lucorum ve Cornu aspersum türlerinin biyo-ekolojik döngüleri belirlenecektir. Çalışmanın başlangıcında, Burdur ilinin salyangoz türlerinin tespiti ve kültüre alınma koşullarının araştırılması konusunda doğal ortamın fiziko-kimyasal parametreleri incelenecektir.
Proje sunulmadan önce bölgede genel olarak yenilebilir kara salyangoz türleri araştırılmıştır. Bölge halkının kara salyangozu toplayıcılığı konusu incelenmiştir. Bu konuya yabancı olmayan ve üretim için yer ve zamanı olup bilgi ve tecrübe eksikliği olan potansiyel bir kitlenin varlığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmacılarımız tarafından 24-26 Aralık 2009 tarihinde yapılan “Türkiye'de Kara Salyangozu Üretimi, İşleme ve Pazarlama Yöntemleri Eğitimi" konulu kurs, bölge halkının yanı sıra Türkiye genelinde salyangoz yetiştiriciliğine ilgi duyan geniş bir kitlenin varlığını ortaya çıkarmıştır. Tüm bu yapılan bu ön çalışmalar, araştırmayı düşündüğümüz kara salyangozu türlerinin üretimi çalışmasının kapsamını belirlememize yardımcı olmuştur.
PROJENİN TOPLUMSAL KATKISI:
Özellikle gerçek etkinin ülke ekonomisine katkı sağlaması asıl hedefimizdir. Arazi safhasında ekonomik önemi olan türlerin varyasyonları, yaşadıkları ekolojik şartlar ve stok tespitlerinin de gözlenmesi mümkün olacaktır. Çalışma döneminde ise biyolojileri az bilinen yerli türlerin üreme, gelişme, beslenme ve büyüme özelliklerinin ortaya konulması, ayrıca hastalık, doğal düşmanların yaşam oranına etkisi gibi konularda yeni bilimsel katkılar da sağlanacaktır.
Doğadan iki farklı aşamadaki bireylerin toplanma nedeni, bir yandan stok çalışmasına başlarken diğer yandan anaçların kuluçkalandırılması ile yumurtadan çıkışı takiben besleme çalışmasına başlamaktır. Bu projedeki en büyük amacımız, bu canlıların çiftlik koşullarında üretiminin sağlanması ve bununla birlikte ilimiz çiftçisine gerekli eğitimler verilerek alternatif geçim kaynağı oluşturmaktır.
Bölge insanının, yapılması düşünülen bu araştırmanın sonucundan faydalanma isteği ve olanakları içerisinde bulunması, bizleri böyle bir proje hazırlamaya teşvik etmiştir.


