Buzağı İshallerinin Yumurta Sarısından Hazırlanan Aşılar ile Önlenmesi: İmmünoglobulin Y Teknolojisi
Yapılış Tarihi | 03 September 2024, Tuesday
PROJE ADI: Buzağı İshallerinin Yumurta Sarısından Hazırlanan Aşılar ile Önlenmesi: İmmünoglobulin Y Teknolojisi
PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ: Dr. Öğr. Üyesi Sibel HASIRCIOĞLU
PROJENİN KONUSU:
Buzağı hastalıkları (özellikle buzağı ishalleri) ve ölümlerinin ciddi ekonomik kayıplara yol açtığı bilinmektedir. İshaller, buzağı ölümleri, ilaç ve tedavi masrafları, artan bakım giderleri ve düşük performansa bağlı olarak belirgin ekonomik kayıplara neden olurlar. Amerikan besi ve süt sığırı yetiştiricilerine yılda 250 milyon dolar kayba mal olmaktadır. Türkiye’de buzağı ishallerine bağlı ekonomik kayıplara ait kesin sayısal veriler bulunmamakla birlikte, yapılan çalışmalarda saptanan hastalık oranları ekonomik kayıpların küçümsenemeyecek düzeyde olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu projede, sığır yetiştiriciliği işletmelerinde önemli ekonomik kayıplara yol açan buzağı ishallerinin önlenmesinde ve korunmasında kullanılan ithal aşılara ve immünoglobulinlere alternatif yerli bir ürünün geliştirilmesi, geliştirilecek ürün ile aşı maliyetlerinin düşürülerek ülkemizde kullanım yaygınlığının sağlanması ve nihayetin de ishal kaynaklı buzağı ölümlerinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Aşının prototipini oluşturmak amacıyla, öncelikle ishal sebep olan viral ajanların (tüm virüs) ve bu virusların konakçının immun sitemini uyaran antijenik determinantı (peptid) ile yumurtlayan tavuklar immünize edilerek, yumurta sarılarından bu viral ajanlara karşı oluşan immünoglobulinler (Ig Y) ekstrakte edilecektir. Ekstrakte edilen Ig Y’lerin Bovine Coronavirus (BCV) ve Bovine rotavirus (BRV)’a karşı özgüllükleri çeşitli testlerle değerlendirildikten sonra challenge testlerinde kullanılacaktır. Buzağılara sütle bu antikorlar içirildikten sonra koruyuculuğunu değerlendirmek için; bu antikorları almış ve bu viruslara karşı immün olmuş hayvanlara ağızdan ve burundan DKID50’si belli BCV/ BRV ile challenge yapılacak. Böylelikle buzağılarda IgY’lerin BCV/BRV enfeksiyonlarına karşı koruyuculukları değerlendirilmiş olacaktır. Elde edilen yumurta sarısı immünoglobulinleri sığır colostrumunda bulunan, bu viral ajanlara karşı oluşmuş immünoglobulinler (IgG) ile antikor titreleri ve etkinleri bakımından karşılaştırılacaktır. Etkinlik çalışmaları, deneysel olarak enfekte edilen buzağılarda yapılacaktır. Ayrıca, elde edilecek ürün piyasada bulunan ithal aşılar ile immünoglobulin oluşturma kapasiteleri bakımındanda karşılaştırılacaktır. Üretilecek immünoglobilinler buzağılarda rota-coronavirus kaynaklı enfeksiyonların tedavisinde de kullanılabilecektir. Üretilecek ürün (Aşı-antikor), ülkemizde buzağı ishallerine bağlı ekonomik kayıpların önlenmesine önemli katkı sağlayacaktır. Bu proje ile antikorlar başarı ile üretildiği takdirde; üretilecek ürünün Ortadoğu’nun yakınında bir ülke olan Türkiye’nin konumu itibari ile ve üretilen ürünün hassasiyetinden dolayı dünya pazarında tercih edilebilir olacağı öngörülmektedir. Proje konumuzu bilen firmalar pazarın büyüklüğü ve konunun hassasiyetinden dolayı işbirliği için proje yürütücüleri ile görüşme taleplerinde bulunmuşlardır.
Projenin sağlayacağı yararlardan bir diğeri yurtdışından temin edilen aşıların ve rota-coronavirus kaynaklı ishallerin tedavisinde kullanılan immünoglobulinlerin alımının döviz kaybına sebep olmasının önüne geçecek olmasıdır. İthal aşılara oranla daha düşük maliyetle elde edilecek aşının alternatif oluşturması ve daha yaygın olarak kullanım olanağı bulması mümkündür.
PROJENİN AMACI:
İshallerde tedavi için yapılan masraflar ve iş gücü ciddi ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bunun için yapılacak en akılcı yaklaşım koruyucu tedbirler almaktır. İshallerde genel olarak olumsuz çevresel faktörler, zayıf immünite ve enfeksiyöz etkenler işletmelerin verimliliğini düşürmeye sebep olur. Neonatal buzağı ishallerinde tedavi güçlüğü ve oluşan ekonomik kayıplar koruyucu hekimliğin önemli olduğunun en güzel göstergelerindendir.
Yeni doğan buzağılarda ishalden korunmak için iki temel prensip vardır. Bunlar;
Buzağıların savunma sistemini iyileştirmek,
Yenidoğan buzağılarda enfeksiyonun gelişimine katkı sağlayacak çevresel faktörleri azaltmaktır.
Buzağı ishallerin etiyolojisinde yer alan E. coli, rota ve corona virusa karşı aşılar hastalıklara yakalanmaması açısından oldukça etkili bir metod dur. Gebe ineklerin aşılanmasıyla, buzağıların colostrum aracılığı ile pasif immünizasyonu sütçü işletmelerde önemlidir. Özellikle aşılanmamış işletmelerde hastalıkla ilgili salgın görüldüğünde, doğumu takiben ilk 12 saat içeresinde buzağılara verilecek immunglobulin tedavisi uygulanması oldukça önemlidir.
Buzagı ishallerinde kullanılan aşılar ve teşhis kitleri yurtdışından ithal edilerek karşılanmaktadır. Bu durum bizi yurtdışına bağımlı hale getirerek, ülkemizi döviz kaybına uğratmaktadır. Ulusal vizyon 2023 projesi Biyoteknoloji ve Gen Teknolojileri raporunda 3 numaralı hedef olarak biyoteknoloji ve gen teknolojilerine dayalı moleküler tanı, hayvansal ilaç ve aşıların geliştirilerek kullanıma sunulması belirtilmiştir.
Bu projenin genel amaçlarını kısaca sıralayacak olursak:
İshal kaynaklı buzağı ölümlerinin en aza indirilmesi, sığır yetiştiriciliği işletmelerinde verimliliğin artırılması amacı ile buzağılarda pasif immünizasyonu destekleyen prototip yerli bir ürünün geliştirilmesi ve bu sayede ülke ekonomisine önemli kazanımların sağlanması amaçlanmaktadır.
Geliştirilen aşının tavukların immünizasyonunda kullanılması ve yumurta sarısından Ig Y’lerin ekstraksiyonu,
Üretilen antikorların buzağı ishallerinin önlenmesinde ve tedavisinde kullanılması,
İshale neden olan viral ajanların (Coronavirus, Rotavirus) saha suşlarının elde edilmesi ve üretilmesi,
Yerli aşı üretimi için üniversite-özel sektör işbirliğinin teşvik edilmesi ve bu sektörde istihdam alanı oluşturulması,
Yerli aşı üretimi ile dışa bağımlılığın önlenmesi,
Yurtdışından getirilen ithal aşıların neden olduğu döviz kaybının önüne geçilmesi,
İthal ürünlere oranla daha etkin ve ucuz aşı üretimi,
Düşük maliyetinden dolayı ithal aşılara alternatif oluşturması ve yaygın kullanım olanağı sağlaması amaçlanmaktadır.
Konvensiyonel aşı üretim tekniklerinin yanı sıra biyoteknolojik yöntemler ile aşı üretim çalışmalarının başlatılması.
Geliştireceğimiz bu prototip ürününü iş birliği yapılacak özel sektör ortağımız ile endüstriyel ürüne dönüştürmek amaçlanmaktadır.
Projenin özel amaçları:
Buzağıları ishal yapan viral ajanlara karşı korumak için transfer edilen antikorları alternatif bir kaynaktan sağlamak: İmmunoglobilin Y (Yumurta sarısında bulunan tek tip antikor);
İnaktif aşının hazırlanması (Kaynak yumurtacı tavuklar)
Antikor üretimi (Yumurta sarısından elde edilen İmmunoglobilinlerin koruyucu ve tedavi edici etkisi)
Üretilecek ürünü Türkiye ve dünya pazarına sunmak
PROJENİN BÖLGESEL KATKISI:
Burdur ili süt inekçiliği, damızlık sığır yetiştiriciliğinde ve süt üretiminde Türkiye’de büyük bir potansiyele sahiptir. Özellikle hayvansal üretimde Burdur ili bölge içinde %45’lik payla ilk sırada yer almaktadır. Bölgedeki büyükbaş hayvanların %80’ni kültür ırkı sığırlardan oluşmaktadır. Bu kültür ırkı sığırların %95’i Burdur ilinde bulunmaktadır. İşletmelerde salgın hastalıklar ve sağlık problemleri sıkça görülmektedir. Özellikle buzağı ishalleri sığır işletmelerinde görülen en önemli sorunlardan birisidir. Bölgemizde hastalıktan korunmak için yurt dışından getirtilen ithal aşıların kullanımının son derece düşük (yıllık il bazında ortalama 7000 doz) olduğu tespit edilmiştir. Bu durum hastalığın kontrolünü güçleştirmekte ve ishal kaynaklı buzağı ölümlerinden dolayı ekonomik kayıpların artmasına neden olmaktadır. Ülke ekonomisine zarar veren bu kayıpların önüne geçilebilmesi için, bölgemizde buzağı ishalleri aşılarının yaygın kullanımını sağlayacak, ithal aşıya oranla daha etkin ve daha ucuz olacağı öngörülen yerli aşı /antikor üretimi çalışmalarının bir an önce başlatılması gerekmektedir. Bu sayede dışa bağımlılık ve döviz kaybı azalacaktır. Proje kapsamında geliştireceğimiz yerel izolatlar ile hazırlanacak olan buzağı ishal aşısı/antikorlar Türkiye’de bu teknik ile (immünoglobulin Y) üretilecek ilk yerli ürün olma özelliği bakımından, bölgenin yurtiçi/yurtdışı tanınırlığının artmasını sağlayacaktır.
PROJENİN TOPLUMSAL KATKISI:
Proje gerçekleştirilmesi sonucunda elde edilecek ürün; projemizi destekleyecek ve üretici firma sıfatıyla yer almak isteyecek olan özel sektör kuruluşu işbirliğiyle endüstriyel ürüne dönüştürülecektir. Bu işbirliği üniversitemiz ve özel sektör arasındaki ilişkileri kuvvetlendirecek, AR-GE alt yapısının gelişmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Elde edilecek ve geliştirilecek ürün ishal kaynaklı buzağı ölümlerinden ileri gelen ekonomik kayıpların azaltılmasına yol açarak, bölgemiz ve ülkemiz hayvancılığına önemli katkılar sağlayacaktır. Bununla birlikte, üretilecek antikorlar tüm dünya piyasasına sahip Güney Kore’de üretilen ürüne alternatif olarak yurtiçi/yurtdışı pazarına sunulacaktır. Güney Kore’den gelen ürünün hayvan başına maliyeti (25 dolar + %20 KDV) düşünülünce, proje kapsamında geliştirilecek ürün ticarileştirildiği takdirde ülke ekonomisine ve sektöre büyük katkılar sağlayacaktır. Ayrıca bu teknoloji ile tavuklarda, kedi ve köpeklerde enfeksiyonlara yol açan diğer viral ajanlara karşı hem koruma hem de tedavi amaçlı kullanılacak antikorlar hazırlanması öngörülmektedir. Bu sektördeki kişilerle öngörüşümeler yapılmış ve talepler alınmıştır. Bu konularda da yurtdışına bağımlılık azaltılarak döviz kaybının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.


